Duygular

Küçüklüğümde farklı zevklerim ve bakış açılarım olduğu için hemcinsim erkeklerle çok yakın arkadaşlıklarım olmadı. Doğduğumdan beri duygularımı farklı şekillerde yansıtmaya çalıştım çünkü eğer yapmazsam bu duygular beni içeriden yiyip bitiriyordu. Duvarlara çizerek başladım daha sonra keman çalmayı öğrendim. Orkestralara ve korolara katıldım. Bateri ve gitar öğrendim. Yazmaya başladım. Elimden geldiği her şekilde dışarıya açılmaya çalıştım. Ben her zaman o film senaryosunda köşede kalmış sulu gözlü duygusal kişiydim. Çok defa zorbalığa uğradım. Daha hayat hakkında en ufak bir fikrim yokken tek derdim içimdeki sevgimi dışarıya yansıtmaktı. En şanslı olduğum konu ailemdi. Hayatımda görüp görebileceğim en sevgi dolu aileye doğmuştum. Belki de bunun içindi bu duygusallığım. Yıllar geçerken içime sığmayan sevgimi etrafımdaki hoş bulduğum kızlarla paylaşmaya çalıştım. Hemen hemen hiçbiri başarılı olmadı :) Bu yaşıma kadar hala çabalarım, belki bu duygularımı benimle yaşayabilecek biri vardır diye. Neredeyse 20 yaşımdayım ve hala o kişiyle karşılaşıp karşılaşmadığımdan emin değilim. Şaşırılacak çok bir şey yok aslında biraz etrafı izlerseniz. İnsanlar günden güne duygularını tüketip ruhlarını daha da fakirleştiriyor. Cinsel dürtülerden ilişkiler yaşayıp adını aşk koydukları yalanlarda mutluluk arıyorlar. Böyle bir topluluğun içinde yalnız olduğum için kendimi şanslı saysam bile yeridir dediğim oluyor. Bazen kafaya çok fazla taktığımı düşünüyorum bu konuyu. Sonra hatırlıyorum benim için ne ifade ettiğini. Herkesin adına konuşmayacağım ama benim de birçok kişi gibi hayatta amaçlarım var. Bunun en başında iyi bir baba olmak geliyor. Bence baba olmak dünyadaki en güzel şeylerden biri, çocuğun olduğunda, dünyaya kendinden bir parça getirdiğinde… O kadar güzel ki şu anki yazma kabiliyetim bunu betimlemeye yetmiyor. Böyle güzel bir şeyi yaşamam için de en az kendime güvendiğim kadar güvenebileceğim ve sevebileceğim bir insan gerekiyor. Fakat gelin görün ki insanlar daha kendilerini sevemiyorlar.

Yorumlar

  1. yt'dan geldim... özellikle şu cümlelerini çok hoş buldum "İnsanlar günden güne duygularını tüketip ruhlarını daha da fakirleştiriyor. Cinsel dürtülerden ilişkiler yaşayıp adını aşk koydukları yalanlarda mutluluk arıyorlar.". düşüncelerini çok beğeniyorum ve izleyip okumaktan zevk alıyorum. umarım blog yazmaya da geri dönersin:) bu yazı için teşekkürler<3

    YanıtlaSil
  2. bir grup hisli genç olarak azınlık olsak da youtube gibi mecraların bizi bir araya getirdiğini düşünüyorum. bence yazmaya devam etmelisin çok beğendim bu yazıyı :)

    YanıtlaSil
  3. Selam, 21. yüzyılda sizin gibi bir karşı cins olabileceğine neredeyse ihtimal vermiyordum. Toplumda tek tük de olsa benim gibi insanların olabildiğini görmek çok değerli, umarım sizin duygularınızın hakkını verebilecek biri ile tanışırsınız. Yazdıklarınızı okumaya devam edeceğim.

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir blogunuz var, yazılarınızı çok beğendim. Umarım paylaşmaya devam edersiniz :)

    YanıtlaSil
  5. benzer durumlarda ve benzer düşüncelerde olup bu düşünceler içindeki insanlarla yüz yüze çok nadir denk gelsek de internet bunu biraz olsun yıkmayı sağlıyor. bu hislerle ve paylaşma arzusuyla gerçekten ilham uyandırıyorsun. yazıların güzel youtubedan zaten izliyorum daha fazla okuyabilmeyi de isterim umarım devam edersin :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Popüler Yayınlar